
“Geciken adalet adalet değildir!” sözü esaslı bir karinedir. Bu sebepten dolayı adalet mekanizması hızlı refleks göstermeli. Yargı süresinin uzaması, sanık tarafının fiilinde özgür kalması, müştekinin yargılama süresince mağduriyetinin devamı, adalet mevhumunun paspas olduğunun göstergesidir.
Müştekinin yargı süresince sosyal medyadan yıpratıcı, sanık lehine haksız kamuoyu oluşturulması, sanık tarafının hükümet partisi mensuplarıyla yakın ilişkisi bulunması, yine parti mensubundan birilerinin mezkur suç odağı şirketle ticari ortaklıkları olması kokuşmuş adaletin farklı bir tezahürüdür.
Aynı zamanda bu durumu eleştiren basın mensuplarına, isyan eden meslek erbablarına, yanlışı işaret eden adalet severlere dava açıp yıldırma politikaları uygulanırken sahte haberler üretip sanık lehine haber yapanlar fonlanarak toplum yanıltılmaktadır.
Taksicilik mesleğinin temsilcisi sıfatına haiz bir takım meslek birliği temsilcilerin kirli bağlantılar ve haksız menfaatler ile meslek mensuplarına ihanet etmesi, korsan taşımacılığın bu otorite boşluğunu değerlendirerek atağa geçmesi ne yazık ki konuyu içinden çıkılmaz bir hale sokmuştur.
FAKAT RÜZGARIN YÖNÜ BİR ANDA DEĞİŞTİ
Allah garibanın yüzüne gülerse ancak bu kadar olur. Meslek çatısı diye bilinen konfederasyonun başına herkesin takdir ettiği bir isim geldi: Mehmet Yiğiner. İstanbul Taksiciler Esnaf Odası’nın başına da üyelerin büyük desteğini alarak İsmet Dalcı seçildi; ve bunların arasındaki olumlu organizasyon başarının yolunu açtı.
Tabiki direksiyonun başında ter döken emekçilerimiz de dernek bazında “Bu iş plaka sahiplerinin meselesi, bize ne!” demeden destek vermesi gerçekten güzel oldu. Yapılan mücadelede bizzat sahada bulunup her aşamasında korsana karşı ekmeğini ve emeğini savunan Deniz Dündar ve Memduh Çırak gibi kahramanlar ile birlikte her ilden, her ilçeden destek için koşup gelen, oda ve dernek seviyesinde desteğini esirgemeyen, atasından babasından kalan mirasa sahip çıkıp bireysel olarak mücadeleye destek veren herkese ayrı ayrı teşekkür ediyoruz.
Henüz zaferimiz taçlanmış değil. Adaletin kemale ermesi için gidilen yolun sonuna gelemedik maalesef. Fakat gidilen yol doğru, yola çıktığımız insanlar isabetli oldukça Cenab-ı Hakk mutlaka bizi muzaffer kılar.
İNANDIK VE KARARLIYIZ
Bundan sonra süreç ne şekilde işler bilemiyoruz. Yaşadıklarımızdan sonra artık bizi hiçbir şey şaşırtmaz. Yine de karşımıza ne çıkarsa çıksın biz bugünlere hep mücadele ederek geldik; bundan sonra da mücadeleyi bırakacak değiliz. Bu can bu tende olduğu müddetçe her türlü olumsuzluklara karşı durup hakkımızı, hukukumuzu savunmaya devam edeceğiz.
Yukarıda isimlerini saydığım değerli başkanlarımıza, ismini sayamadığımız ve bu mücadelemizde yanımızda olan bütün başkanlara, her türlü federasyon, oda, dernek, durak üyelerine, çeşitli illerden otobüs tutarak yollara düşenlere, Çağlayan Adliyesi meydanını taksiciler lehine dolduran meslektaşlarımıza, Çağlayan’a gelemeyen ama dualarıyla desteğini esirgemeyen bütün gönüldaşlarımıza sınırsız teşekkürlerimizi sunuyoruz. Allah hepinizden razı olsun. Yolumuz açık olsun. Zafer bizimle olsun.
Saygılarımla.
Taksi Dergisi grubu adına
Cüneyt Tüzel
