Adalet Cinayeti!

Akın Gürlek; idealist bir insan. Adalet Bakanımız. “Hiçbir cinayet karanlıkta kalmayacak!” diyerek göreve geldiği günden itibaren tozlu raflara kaldırılmış olan eski dosyaları birer birer indirip faili meçhul cinayetleri çözme azminde.
Hepimiz de bunun gerçekleşmesini isiyoruz. Sonuçlanan her dosya toplumun ortak sorumluluğu sebebiyle rahatlama ve sorumluluktan kurtulma duygusu veriyor insanlara. Çünkü yerine gelmeyen her hukuk, cezasız kalan her suç toplumun ortak vicdanına baskı yapıyor.
Adalete, doğru ve isabetli adalete ihtiyacımız var. Toplumun her bireyi devletin âdil ve adalette hassas olmasını ister. Hukukun küçüğü veya büyüğü yoktur. Cinayetler çözülmeden rafa kaldırılıyorsa ya birileri kayırılıyor ya da işin başında doğru insanların olmadığına işaret ediyor. Bu durum toplumu tedirgin eder, devletine olan inancını sarsar, ülkelerin beka hedefleri hasar görür.
Her hak, sahibini bulmalı, her cinayetin faili cezasını çekmeli. Kimse kayırılmadan yasalar önünde eşit olmalı. Kimseye iltimas geçilmeden sistem işlemeli.
Fakat bir cinayet var ki, işin temelini sarsar. O da bizzat adaletin katledilmesidir. Bunun için de adaletsizliğe göz yummak, sessiz kalmak, neme lazım demek yeterlidir. Böyle davrananlar bu cinayetin ortağı olup toplumsal sorumluluk kaziyesi sebebiyle bu suçun faili olacaklar.
Dünyada tuhaf bir oyun oynanıyor. Yasal olan taksi sistemine alternatif gösterilen bir korsan furyası hızla yayılıyor. Taksicinin ekmeği paramparça edilip esnafa, memura, mobilyacıya, boyacıya, emekliye ve daha bir çok sıfata sahip insanlara pay ediliyor. Bir meslek göz göre göre yok edilirken yılların birikimi olan kazanılmış haklar da tarumar ediliyor.
Özellikle Türkiye’de aile mesleğ haline gelmiş, gelenekleri olan, babadan evlada miras kalmış bu haklar büyük servetler ödenerek elde edilmesine rağmen yok sayılıp, yok edilmeye çalışılması vebaldir. Adalet yara alır, toplumsan huzur zedelenir.
Bugün yapılan yanlışlar yıllar sonra nasıl yıkımlara neden olduğu anlaşıldığında telafisi imkansız sonuçlar doğuracak ise ancak ve ancak adil-i Mutlak olan Cenab-ı Allah’ın Mahkeme-i Kübra’sında çözüme kavuşacaktır.
Taksicileri perişan eden bu korsan yapının fiilini işleyen araç sürücüleri cürüm suçundan ceza alırken suça sebep olan ve aracılık eden şirketler neden yargının bitmeyen davalarında sürüncemede bırakılıyor, adalet komedyasında görülmemiş oyunlarla ceza alması, kapatılması engelleniyor?
Küçük esnafın yıpratılarak yok edilmesi, küresel şirketlerin yapay zeka ve bilişim sektörünü kullanarak getirisi olan her mesleğe musallat olması yakın bir gelecekte insanların geçimini sağlayamayacak duruma düşmesine zemin hazırlamaktadır. İş oraya geldiğinde kaos çıkacak, toplumsal barış sarsılacak, hayatta kalmak için küresel titanların lütfuna muhtaç kalacağız. Bu durum ülke bağımsızlığını ve ekonomik özgürlüğün kaybedilmesi ile siyasi boyundurluğa girmenin sebebi olacaktır.
Yapılması gereken: Henüz çok geç olmadan hukukun özgürlüğü, yargının bağımsızlığı, yargı kararlarının isabetli olup olmadığı isabetten uzak olanları uzaklaştırılması ile geleceğimizin handikapları önlenebilir. Denetim her alanda aktifleşirken stratejik odaklar gözetilmeli. Yarınlarımızın bu günümüzden daha değerli olduğunu bilen idarecilerimizin ferasetine ihtiyacımız olduğunu bilmek zorundayız.
Aksi taktirde bugün yitip giden canların faillerini arayarak gecikmiş bir adaletin peşinden koştuğumuz gibi yarın da telafisi olmayan hataların sebebini arıyor olacağız.
Saygılarımla.
Cüneyt Tüzel