GündemYazarlar

İSMET DALCI NEYİN MÜCADELESİ BU?

Ekonomik Beka İçin Tehlikeyi Görmek.

Nuh Peygamber kavmine uyarıcı olarak gönderildiğinde ona iman edenler pek azdı. İnanmadılar, küçümsediler. Durduk yerde bir tufanın kopacağına ihtimal vermediler. Hatta dağ başında yapmaya başladığı gemiyi görünce işi iyice tiye aldılar. “Dağın başında gemi mi olur? Sular buraya mı çıkacak sanki?” dediler. Bu günler yaşanırken ihtiyare bir kadın iman eder ve Musa AS’a “Tufan kopmadan önce beni de al gemine,” diyerek yalvarır. Hikmet-i İlahi Nuh Peygamber bu sâfi kalp kadıncağızı unutur. Tufan kopar ve sonrasında sular çekilir. Gemi Cûdî dağına oturur. İkinci bir hayat başlar. Tufandan kurtulan insanlar yeryüzüne dağılır. Nuh peygamber de eski günlerine döner. İhtiyare kadın bir gün çıkagelir. Yine her zamanki gibi tufan koparsa bani de al gemine diye ricada bulunur. Fakat tufan kopmuş ve dünyada bütün kötülükler silinmiş, kafirler gark olmuştur. Nuh Nebi, kadının gemide olmadan kurtuluşuna hayret eder ve biraz da mahcuptur; “Ben seni unuttum, tufan çoktan koptu!” der. Kadın aldırmaz, gönül de koymaz. Allah’ın peygamberine küsmek olur mu? Zaten onu hıfzeden de bu teslimiyetidir. “Geçenlerde eşeğimin kuyruğuna çamur bulaşmıştı, demek ki tufandanmış!” der ve uzaklaşır.

 

Allah’a teslimiyet göstermek ve kanunları dairesinde sebeplere uymak sâfi kalp bir ihtiyar kadını tufandan böyle korumuş ama ne biz o kadar kalp ehli insanlarız ne de İsmet Dalcı bir peygamber. Fakat gelmekte olan tufan bir gerçek. Taksicilik tarihinde görülmemiş bir darbe alması için çalışan odaklar var. İçimizdeki birtakım hainler dışımızdaki mütecavizlerle el ele vererek hedefe yürüyorlar. Plaka sahibi de köyündeki çardağında çayını yudumlarken “Endişe edilecek bir şey yok. Biz işin başındayız.” mesajlarına itibar ediyor.

 

Gerçekten bir tufan geliyor mu? Taksicilik mesleği darbe almak üzere mi, bir bakalım.

 

Son on yıldır taksi sektörüne yapılan saldırılar inanılmaz bir seviyeye yükseldi. İtibarsızlaştırma, hakaret ve iftiralar her gün gündemde olurken birtakım olaylar da abartılarak sosyal medyada yer alıyor. Hukukun ağır işlemesi, medyada ve sosyal medyadaki bir takım satılık kalemlerin çok ucuza düşmesi, dış destekli vatan hainlerinin dolar kuvvetiyle fonlanıp taksiciye saldırması tarihte hiç bu kadar yükselmemişti. Tabi bu durum plaka fiyatlarının gerilemesine yol açarken sektörel bazda tersine bir trendin de yaşanmasına neden olmaktadır.

 

New York borsasındaki hisse senetlerini yükseltmek için plaka fiyatlarını hedef alan odaklar paylaşımlı yolculuk teranesiyle çıktıkları yolda aboneli korsan taşımacılığa varan bir seyir sonucu hala dokunulmazlıklarını koruyorlar. Diğer yandan sözde yasal şirketler de taksicinin müşterisini taksiciye satarak komisyon alırken müşteriden de yolculuk başı inanılmaz rakamları tahsil ediyorlar. Taksiciyi savunması gereken merciler tarafından ne yazık ki yeteri kadar gür bir sesle karşı çıkılmıyor. Bunun sebepleri arasında oldukça ciddi iddialar yargıya intikal etme aşamasında olduğundan şimdilik değinmiyoruz.

 

İsmet Dalcı, aslında her şeyden önce kendi plakasının derdine düşmüş bir taksicimiz. Fakat bunu tek başına başarması mümkün olmadığı için aynı dertle hemhal olmuş insanları etrafına topluyor. Televizyon, radyo, dergi, gazete, sosyal mecralar, internet, aklınıza ne gelirse her alanda sesini duyurmaya çalışıyor. Aynı şekilde karşı cephe de bu sesi kısmak, kesmek için elinden geleni yapıyor.

 

Fakat en büyük tehlike daha önce de dediğimiz gibi plakasını kiraya vermiş, maaş misal her ay parasını alan, dünya yansa, tufan kopsa kılı kıpırdamayan taksicilerimiz. Durumun ciddiyetinden uzak, elindeki değerin yok oluşundan bihaber bu ağabeylerimiz bir sabah kalktıklarında kopacak tufandan çatıya çıkmakla kurtulamayacaklarını anlayacaklar. İş işten geçmiş olduğundan onlara teselli verenlerin ise batan taksiciliğe mukabil başkasının gemisine binip kurtulduklarını görecekler.

 

Durum maalesef böyle. Taksicinin kurtuluşu ancak bu şer odaklarına karşı birlik ve beraberlik fikriyle yekvücut mücadele etmektir. Bunun da çaresi, öne çıkıp her türlü yıldırmalara, iftira ve hakaretlere, açılan davalara karşı yolundan dönmeyen, sonuna kadar mücadele eden İsmet Dalcı kardeşimize destek olmaktır.

 

Çoluk çocuğundan kısıp, dişinden tırnağından artırıp bir araya getirdiğin kuruşlarla, ya da köyündeki ata yadigarı tarlanı satıp aldığın plakanın değerini en iyi sen bilirsin. Bu konu sadece bir plaka meselesi değil ekonomik bekamızı tehlikeye atacak bir projenin görünen kısmıdır. Lütfen herkes bu soruyu sorsun ve cevabını da arasın:

 

“İSMET DALCI BU NEYİN MÜCADELESİ?”

Saygılarımla

Cüneyt Tüzel

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı

Reklam Engelleyicisi Kullanıyorsunuz

Lütfen reklam engelleyici eklentiyi devre dışı bırakıp sayfayı tekrar yenileyin