
İstanbul trafiğinde günün ilk ışıklarından gecenin yarısına kadar direksiyon sallayan, plaka bedeli ödeyen, vergisini veren, SGK’sını yatıran ve devletin koyduğu tüm mevzuatlara eksiksiz uyan taksi esnafı, yıllardır organize bir “korsan taşımacılık” düzenine karşı ayakta kalmaya çalışıyor.
Trafik ekiplerinin kestiği cezalar, emniyetin tutanakları ve bağımsız(!) bilirkişilerin mahkemelere sunduğu net raporlar ortada söz konusu korsan uygulama polisleri fişleyecek kadar cüretkar, yasalara kafa tutacak kadar pervasız bir organizasyondur. Her şey bu kadar açık, hukuki zemin bu kadar belliyken adliye koridorlarında uzatıldıkça uzatılan, yok hakimin eltisi öldü, yok hakimin kayın biraderi doğum yaptı, hakimin osu busu diyerek değiştirilen hakimler, kırk ayak üzerinde oynanan ayak oyunlarıyla sürekli ileri tarihlere atılan dava süreçleri esnafın adalet duygusunu derinden yaralamaktadır.
Açıkça korsan taşımacılık yaptığı tescillenmiş yapının başındaki şahıslar, ekran karşısına geçip “200 milyon dolar yaktım” diyerek caka satabiliyor.
Esnaf soruyor: Bu milyon dolarlar, kanunlara saygılı yasal esnafın ekmeğini çalmak için mi harcanıyor?
Esnaf soruyor: Bu milyon dolarlar kimlerle, nerede, nasıl paylaşılıyor?
Esnaf soruyor: Bu yakılan 200 milyon doların 3 milyon doları NEREDE???
Devletin her türlü yasasına, yönetmeliğine, yönergesine uyan taksici esnafı yok sayılırken, bu fütursuz sermaye şovları kime ve neye güvenilerek yapılıyor?
Adliye koridorlarında sürekli hakim değişiklikleri, erteleme kararları ve sonu gelmeyen prosedür engelleriyle zamana oynanması, akıllara tek bir soruyu getiriyor: Adaletin tecellisi neden bu kadar geciktiriliyor?
“Korsanın adı ister ‘teknoloji’ olsun ister ‘paylaşımlı yolculuk’, kamu izni ve yasal plakası olmadan yolcu taşıyan her araç korsandır.”
Adalet Er ya da Geç Tecelli Edecek!
Taksi esnafı, hakkını sokaklarda veya kuralları hiçe sayarak değil; daima hukuk zemininde aradı. Ancak mahkeme süreçlerinin oyalamalara sahne olması, binlerce esnafın evine götüreceği ekmeğe kasten göz dikilmesine göz yummaktır.
Bilirkişi raporları ve mahkemenin haksız rekabet/korsan tespiti yönündeki kararları ortadayken, bu korsan uygulamanın tüm mecralardan erişiminin engellenmesi ve yasal yaptırımların eksiksiz uygulanması şarttır.
Bir bilirkişi raporu 1 ayda gelebilirken, hukuksuz bir İcra kararı nasıl oluyor da 24 SAAT bile geçmeden hemen verilebiliyor?
Taksi esnafı, sermayenin gücüyle hukukun etrafından dolanmaya çalışanlara karşı mücadelesinden asla vazgeçmeyecektir.
BİR SEN VARSIN İSMET DALCI!!!
Türkiye’de yüzlerce ulaşım ODASI, Federsasyonu, Konfederasyonu cartı curtu varken, TÜM TÜRKİYE TAKSİ ESNAFININ YÜKÜNÜ TEK BAŞINA SIRTLANAN;
İTEO BAŞKANI İSMET DALCI’NIN LİDERLİĞİNDE BU MÜCADELE SÜRECEKTİR.
BİZ BİLİYORUZ Kİ;
Alın teri, emek, ekmek; milyon dolarlık bütçelerden de, adliye koridorlarındaki ayak oyunlarından da üstündür!